21 Aralık 2009 Pazartesi
Var Olmak
Varlığın ile bulunduğun ortama anlam katmaktır var olmak. Yaşadığını hissetmek ve sevdiklerine de yaşadığını hissettirebilmek. Zaman akıp gider ellerinden sen hep yarına umutlar bağlarsın. Yarın yarın olur mu diye düşünmeden beş yıllık hatta daha fazla planlar çoktan yapılmıştır. Oysa ölüm bir nefes kadar uzaklıktadır.
Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu diyen William Shakspeare’nin ünlü sözünü hepiniz hatırlarsınız... Kısa ama özlü bir sözdür varsan, yaşıyorsan bir başka ama yoksan bir başka oluyor yaşam. Çoğu zaman giden için değil de geride kalanlar için büyük bir farkı da ortaya koyuyor sevdiğinin varlığı yoksa eğer yaşam dirençleri kırılıyor. Kimisinin ardında çocukları kalıyor bazen bir anneye özlem bazen de bir babaya özlem duyarak yaşamak zorundalar. Kimisi de yitirdiği evladının ardından yasa bürünüyor. Kolay değil insanın sevdikleri ile hem de ansızın ayrılmak zorunda kalıcı, içteki tüm kaleleri yerinden oynatıyor. İsyan edenler de oluyor hep aynı soru ile sorgulanıyor beyinler.
Neden ben?
Nedeni yok ya da nedeni birden fazla da olabilir ama bu soruya cevap bulmak bile acaba neyi değiştirir diye düşünüyorum. Boş bir sorunun peşinde miyim yoksa nedenini bulduğumda var olmak bana daha anlamlı mı gelecek bunun arayışındayım.
Alttire
Yaşayanlar bir gün ölür,
YanıtlaSilBir gün ölür elbette.
Ağaçlarla balıklarla,
Kuşlarla ben amenna.
Ağlayanlar bir gün güler,
Bir gün güler elbette.
Uyanmakla anlamakla,
Bilmekle ben amenna.
Kısa çöp uzun çöpten
Hakkını alır elbette.
Direnmekle kurtulmakla
Barışla ben amenna.
H.Hüseyin Korkmazgil